Kent Tarihi Müzesi

Anadolu coğrafyasını yurt edinmiş nice uygarlıkların mirasını barındıran tarihi kentlerden birisidir Kütahya. 1993 yılında Avrupa Diploması Ödülünü, 2000 yılında Avrupa Konseyi Onur Bayrağı Ödülünü, 2010 yılında Tarihi Kentler Birliğince Prof. Metin Sözen (Çekül Vakfı Başkanı) adına konulan Büyük Ödülü alarak haklı bir gurur edinmiştir. İlkler kenti olmasının yanı sıra Kuruluşun ve Kurtuluşun kentidir Kütahya. Çinicilik sanatının mazisi altı asır önceye uzanır.  Ancak ondanda önceki zamanlarda beş bin yıldır çanak çömleğe şekil verirdi ‘’Seyitömer Höyük’’ insanları, hem de ustaca yaptıkları formlarda. Medreselerinden müderrisler, âlimler, bilim insanları, şairler yazarlar çıkarmış bir kentin bu kadar yaşanmışlıklarını anlatmak zordur müzelerde. Kent Kimliğinin güçlü bir şekilde vurgulandığı, yerlerden olan Kent Tarihi Müzelerinde bunlardan hangisine yer vermeli diye günlerce düşündüğüz olmuştur. Kütahyalı olma, Kütahya'nın hemşerisi olma bilincini güçlendireceğimiz, gelecek nesillere aktaracağımız bu mekânlarda. Kültürel ya da tarihsel değeri olan nesnelerin toplanarak sergilendiği yerlerdir müzeler. Toplumların bilim ve sanat ürünleri ile yeraltı ve yer üstü zenginliklerini sergilemek amacıyla oluşturulmuş kurumlardır. Yüzyıllar boyunca toprak altında yatan kültür varlıklarının gün ışığına çıkarılarak sergilenmesi, toplumu oluşturan bireylerin geçmişi daha iyi tanımalarına olanak sağlar. Ayrıca müzeler, toplumu aydınlatmak amacıyla insan soyunun gelişimi, doğa olaylarının oluşumu ve teknolojinin geçirdiği değişim gibi konularda araştırmalar yapan bilimsel merkezlerdir. İl Merkezinde, Pirler Mahallesi, Germiyan (Dombey) Sokaktaki, 1912 yılından kaldığı kapı üstüdeki kitabesinde belirtilen, 1920/21 yıllarında Kütahya Belediye Başkanlığı da yapan  Şapçızade Asım Bey’lerin konağı restore edilerek, yanındaki Karaca Konağı da yeniden inşa edilerek, Kültür ve Turizm Bakanlığından alınan Özel Müze açma izni ile geçtiğimiz yıl Eylül ayında kapılarını açtı tüm ziyaretçilerine. Kütahya İl genelinde açılan 8.Müzesi oldu bu müze. Böyle bir müze fikri ortaya konulduğunda o dönemdeki Belediye Başkanı Sayın Mustafa İÇA konuya duyarlı yaklaşarak her türlü maddi ve manevi desteği vermiştir. Kendisine ve bu müzeye emek veren herkese teşekkürü bir borç biliyorum. Müze kurmak sanıldığı kadar kolay bir iş değildir. Bu iş için bilgileri derleyip toplamak, eserleri bulmak, bunları bir araya getirmek günler aylar almıştır. Burada amaçlanan Kütahya’nın değerlerini ortaya koymak, bunları görsel anlamda sunmak, insanları bilgilendirmek, kaybolan kültürel değerlerimize dikkat çekmektir. Bu amaçla toplanan malzemeler birtakım ustaların 50 yıllık çalışma hayatından sonra bazı ustaların meslek hayatına son noktayı koyması ve kullandıkları alet edevatları gelecek nesillere emanet etmesiyle oluşturulmuştur.

Kent Tarihi Müzesi’nde;

 Zemin Katta;  Tarih öncesi dönemden başlayarak, Hitit, Frig, Roma, Bizans, Selçuklu, Germiyan, Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyetine ait bilgi ve belgeler, fotoğraflar yer almaktadır. Burada fotoğraflarla Kütahya, Kütahya’da ilkler, Kütahya’da basılan sikkeler, yapılan kazılar, Aızanoı antik kenti, Kütüphaneci ve öğretmen Mustafa YEŞİL ve öğrencilerine ait fotoğraf, Kütahya’nın 1930’lu yıllarına ve günümüzdeki değişimlerine ait fotoğraflar yer almaktadır.

 1.Katta; Kütahya’da kaybolmaya yüz tutan mesleklerden olan demirci, bakırcı, kalaycı, keçeci, sepetçi, dülger, bıçakçı, semerci, nalbant, saraç, kunduracı gibi meslek gurupları, bölümler halinde mankenlerle ve fotoğraflarla canlandırılmış kullandıkları alet ve edevatlar dükkânlarda sergilenmiştir. Demirci ustası Mustafa ÇAKAR 1910 yılında Simav’da  doğmuş, Örencik’te yarım asır demire şekil vermiş, Örenciğin içme suyunu getirmiş, insanlar onu hayırla yad etmişler..  Bakırcı  Ustası Saffet SÖYLER  1928 yılında Kütahya’da doğmuş daha ilkokula başlama yaşında babası onu çırak olarak bakırcı ustasının yanına vermiş, o da 75 yaşına kadar mesleğini aralıksız sürdürmüştür. Bakırcılığın son temsilcilerinden olan Saffet Ustanın Türkiye’nin pek çok yerinde cami âlemi, şadırvan ve çeşme süslemelerinde yer alan çalışmaları bulunmaktadır. Kalaycı Halil Kamil PÖGE ise  1944 yılında Kütahya’da doğmuş, 56 yıldır yılmadan bu işi yapmaktadır. Nalbant ortaklardan İbrahim KILIÇ  1938 Kütahya doğmuş, yedi yaşından bu yana nalbantlık yapmaktadır. Ortağı Ali Sami Haylaz 1950 yılında Kütahya’da doğmuştur. Kundura ustası Halit KARACA 1931 yılında Kütahya’da doğmuş, Babası onu on yaşında ustası İsmail Özkaynak’ın yanına çırak olarak vermiş, bu mesleğe azim ve sebat göstererek 1958 yılında kendine ait ilk dükkânı açmıştır. Halen Sırrı bayırında 66 numarada, elli yılı aşkın süredir meslek hayatını sürdürmekte. Semer ustası Ahmet Arasan 85 yaşına kadar Eski Gediz’de elli yıl semer ve palan yapmış, geçtiğimiz yıl meslek hayatını tamamlamıştır. Simav’da Keçecilik yapan Sadık Taşpınar Atatürk Caddesinde, yaklaşık yarım yüzyıl keçeye şekil verdi. Ölümünden sonra onun mesleğini çocukları sürdürmeye çalışıyor.

 2.Katta; Kütahya’da günlük hayattaki ev yaşamı, kına, kadınların günlük oturma odası, yatak odası, erkeklerin sohbet ettiği selamlık, mutfak, kadınların uğraşı olan halı dokumacılığı, orta mekânda giysilerin tanımlandığı panolar, konaktaki odaların iç mekânları ve günlük hayat canlandırılmıştır. (Gelin, düğün, kına, selamlık, giysiler, yatak odası, mutfak ve halı dokumacılığı vs.) Bahçede;  Çini Sanatının merkezi olan Kütahya’nın geleneksel ata sanatının üretim aşamaları, hammaddeden kalıplara, çarkta yapımından, desenleme ve sırlamaya, tahririnden fırınlamasına ve son haline kadar tüm aşamaları yer aldı. Müze binasının bitişiğindeki konakta ise Bürolar, konferans salonu, kütüphane bulunmakta olup, sergi salonlarında Kütahyalı ressamların yağlı boya tabloları sergilenmektedir.

Fotoğraflar